Ahmed Kuddusi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmed Kuddusi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2015 Çarşamba


Her ne kim kişi severse ol ana mâbud olur
Âşıkın mâ'budu Mevlâ kendisi mes'ud olur

Mâsivâ'ya meyl eden aşkdan cüdâ olur hemin
Defter-i uşşak'da anın ismi nâmevcud olur

Zikr ile kalbe dolar aşk-ı Hüdâ deryâ misâl
Aşksız olan âbid olursa dahi merdûd olur

Çün ibadet eyler ol cennet için Tanrı'sına
Zümre-i ehl-i Hüdâ'ya girmeyüp mefkûd olur

Ola gör tevhide meşgul ruz u şeb Kuddûsi'ya
Ehl-i tevhid'in Hüdâ'sı razı ve hoşnut olur

Kuddusi

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Durmaz lisânım,
Der Allah Allah.
Cismimde cânım,
Der Allah Allah.

Çeşmim kulağım,
Destim ayağım,
Lahmimde yağım,
Der Allah Allah.

Yüzüm yanağım,
Dişim dudağım,
Sadrim dimâğım,
Der Allah Allah.

Hem üstühânım,
Damarda kanım,
Dâim cânânım,
Der Allah Allah.

Aşk oldu kasmim,
Zikr oldu resmim,
Eczâ-yı cismim,
Der Allah Allah.

Sen de ey mü'min,
Bunu vird edin,
İnsan, melek, cin,
Der Allah Allah.

Zî-rûh cemâdât,
Ehl-i semâvât,
Cümle beriyyât,
Der Allah Allah.

Her dem de Allah,
Kevneyne ol şâh,
Necm ü şems ü mâh,
Der Allah Allah.

İsm-i zâttır bu,
Kıyl ü kâli ko,
Külli şey ya hû,
Der Allah Allah.

Etme KUDDÛSÎ,
Gayr ile ünsî,
Allah enîsi,
Der Allah Allah.


KUDDÛSÎ,
Aşıkı yezdan, der Allah Allah
Talibi irfan der Allah Allah
İnsi Cin daim, kullukta kaim
Vahşi behayim, der Allah Allah

Nemlu Tüyur hem, zikreder Hudem
Natıkı ebsem, der Allah Allah
Yerler felekler, cümle melekler
Suda samekler, der Allah Allah

Ziruh cemadat, eyler ibadat
Cümle mâhlukat, der Allah Allah
Allah di ey yar, her zaman her yar
Müştaki didar, der Allah Allah

Her derde derman, zikri hak ey can
İsteyen Rıdvan, der Allah Allah
İt hemen tekrar, bu ismi ey yar
Saliki Cabbar, der Allah Allah

Zikreyle Aşık, ol vasla layık
Talibi sadık, der Allah Allah
Gel yan bu nara, git gir digare
Arayan çare, der Allah Allah

Olma Kuddusi, bu ismi nasi
Hak aşinası der Allah Allah.

Kuddusi

5 Temmuz 2015 Pazar

Yüzünden halk-ı âlem pür-ziyâ'dır Yâ Resûlallah 
Siyah gözünle kaşın dil-rübâdır Yâ Resûlallah

Ruhin şevki ile gökde tarab eyler kerûbiyyûn 
Halâyık aşkına hep mübtelâdır Yâ Resûlallah

Dehânın nefhası vasfın edebilmez melek insan 
Ki medh eden seni bizzat Hudâdır Yâ Resûlallah

Mu'anber sünbülin şevkiyle yanar rûz u şeb gönlüm 
Dişinle arş-ı a'zam rûşenâdır Yâ Resûlallah

Dudağın lezzetine âb-ı Kevser selsebîl uymaz 
Lisânın tercümân-ı rehnümâdır Yâ Resûlallah

Vücûdın bâ'is-i halk-ı semâvat cümleye rahmet 
Diyen ol Hâlik-ı arz u semâdır Yâ Resûlallah

Dahi re's-i hümâyunın yukaru yedi kat gökden
Mubârek ayağın tahte's-serâdır Yâ Resûlallah

Çün oldı cism-i pâkin mübtedâ bu kâinâte çün 
Yine ol kâinâta müntehâdır Yâ Resûlallah

Teşerrüf ederiz ism-i şerifin eylemekle yâd 
Bi-külli derdlere zikrin devâdır Yâ Resûlallah

Ne mümkündür bu Kııddûsî fakir meddâhın olmak kim 
Murâdı rûz-ı mahşerde likâdır Yâ Resûlallah

Kuddusi

28 Haziran 2015 Pazar

Şol şi’r kim sâmii giryân u sekrân eylemez,
Yok halâvet anda hîç atşânı reyyân eylemez.

Ehl-i hâle ehl-i hâl şi’ri verir zevk u safâ,
Ehl-i zâhir sözünü hâl ehli burhân eylemez.

Şâirânın kalbleri Hakk’ın hazâini imiş, 
Hem mukallid sözleri uşşâkı hayrân eylemez. 

Ehl-i hâlin kalbine ilhâm eder şi’ri Hudâ,
Ehl-i zâhir sözleri irşâd-ı ihvân eylemez.

Ehl-i hâlin sözleri îkaz eder gafilleri,
Ehl-i zâhir şi’ri ışk u cezbe ityân eylemez.

Ehl-i hâlin sözleri haktır ki Hak’tan söyler ol,
Ehl-i zâhir sözleri teşvîk-i yârân eylemez.

Var nice şi’r-i fasîh mevzûn, belâgatli, rakîk,
Okuyanlar, dinleyenler kesb-i irfân eylemez.

Kuvvet-i ilm ile söyler şi’ri çok ehl-i kemâl,
Âşıkın bağrın yakıp ışk ile biryân eylemez.

Bî-tekellüf söylenen söz aşıka hâlet verir,
Külfet ile söylenen işfâ-ı ‘atşân eylemez.

Ehl-i hâlin şi’ri kulûba ok gibi te’sîr eder,
Ehl-i zâhir şi’ri kalbde dostu mihmân eylemez.

Gerçi var hüsn-i fesâhat yok velâkin lezzeti,
Âkili medhûş edip aklın perîşân eylemez.

Hal ile söylenmeyen söz şi’r-i Kuddûsî gibi,
Mâsivâ hubbuyla âbâd gönlü vîrân eylemez.

Ahmed Kuddûsî

24 Haziran 2015 Çarşamba


Sabır eyle gönül,derdine derman gelir elbet
Sen hastaya bil şöyle ki,Lokman gelir elbet

Aşkı edegör başına tac,deme mecazi
Aşık olanın gönlüne irfan gelir elbet

Zühd ile kişi sanma ki ,Hakk'ı bulur ancak
Aşk olmasa yoldaş ana hüsran gelir elbet

Şeyhin izini gözle sakın olma muhalif
Ki,seyhsiz olan salike şeytan gelir elbet

Bu ilm-i cedel kibre sebep dermiş erenler
Mustekbir olan kimseye hizlan gelir elbet

Her gice temellug edüben yarine yalvar
Nalan ola gör ki,sana ihsan gelir elbet

Çok cürm -ü günahım deyu kat etme ümidi
Suçunu bilen müzmine kufran gelir elbet

Kuddusî -i bi -çare koma gayriyi dilde
Şol hane ki abad ana sultan gelir elbet

Kuddusi

17 Haziran 2015 Çarşamba

Kuddûs'a mensûb olmuşam,
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!
Hem O'na meczûb olmuşam,
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!

Bil ana rahminde beni,
Ki etmişem takdîs O'nu,
Anam işitmiştir bunu,
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!

On ikiye erdi yaşım,
Aşk oldu yâr u yoldaşım,
Takdîs-i Hakk idi işim,
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!

Yiğirmide ettim hereb,
Gezdim Hicâz'ı, Şam'ı heb,
Kuddûs'e çektim çün nasab,
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!

Şevkiyle oldum bî karar,
İçimde ışık odu yanar,
Kuddûs'e etmişem firâr,
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!

Çektim sivâsından eli,
Buldum O'na giden yolu,
Varsun desün münkir, deli!
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!

Yetmiş, dahî üç oldu sin,
Hayran bana hep ins ü cin,
Kuddûs'e kalbim mutma'în,
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!

Tedbîr-i dünyâ bilmezsem,
Arzû-yı Cennet kılmazsam,
Ağyâra mensûb olmazsam,
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!

Kuddûsî'yi cezb etti ol,
İster O'na her dem vusûl,
Der bilmeyip iz'an usûl,
Kuddûsî'yem! Kuddûsî'yem!

Kuddusi
Nâr-ı ışk ile yanup kül olmayan nâdân'a yuf,
Ölmeden evvel ölüp dirilmeyen bî-cân'a yuf.

Kadrini uşşâk-ı Hakk'ın bilmeyüp ta'n eyleyen,
Bed-kelâmu bed-likâ vü bed-nefes hayvâna yuf.

Zu'm eder ki özi yahşı tâgiyândır ehl-i ışk,
Yuf o tâgî'nin özine ettiği tuğyâna yuf.


Mü'minin budur nişânı ki seve mü'minleri,
Ehli, îmâna adâvet eyleyen düşmana yuf.

Söyleyup elfâz-ı küfr-i güldürür nâs-ı müdâm,
Dinleyüp ânın kelamın gülüşen yârâna yuf.

Ger gazâb eylersen kalmaz anda aslâ akl-u-dîn,
Bî-vefâ vü akl u hem bî-dîn ü bî-îmâna yuf.

Kârıdır gamz u nemîme kizb ü sebb ü ifk'ü zem,
Hak içinde fitne îkâz edici fettâna yuf.

Öğredirler anı hassad şeyhe dahl eyle deyu
Öğreden hassade hem şeyhine taş atana yuf.

Îtirâzı cenâb-ı Hakka hem Cebrâile,
Şeyhime etmez mi ya ol âsî-i Rahmân'a yuf.

Asdıkâ'yı fırka fırka eyleyûb iblîs kişi,
Ara yerde ceng-i gavga buğz-u-kin koyana yuf.

Nan-ı nîmet ıyş u sohbet hakkının isyân edip,
Şol kuduz hayvan gibi her gördüğün kapana yuf.

Çün âyân oldu bu yüzden, dostumuz düşmanımız,
Bize dostluk gösterip gizlü adû olana yuf.

İsteyen bizim rızâmız varmasun hiç yanına,
Bize rağmen ol sefîhin yanına varana yuf.

Etmeniz anınla ülfet, ey bizim ahbâbımız,
Pes dedik ol münkire yuf, hem ana uyana yuf.

Hâsılı anda vefâ yok, n'eyleriz lâkin ana,
Taş verüp Kuddûsî'ye ur deyü'ben salana yuf.

Kuddusi
HU! DEMEK iSTER

>> Mest ü hayranım
>> Zâr u giryanım
>> Her dem lisanım
>> Hu! Demek ister.

>> Gözümden yaşlar
>> Akmağa başlar
>> Cümle kurt kuşlar
>> Hu! Demek ister.

>> Pendimi tut gel
>> Bir Er'e ver el
>> Ölmezden evvel
>> Hu! Demek ister.

>> Gice ol kâim
>> Gündüzün Sâim
>> Ehl-i Hakk dâim
>> Hu! Demek ister.

>> Gezme yabanda!
>> Bul Hakk'ı sende
>> Olmağa bende
>> Hu! Demek ister.

>> Gayrıyı koyan (x)
>> Kalbini yuyan
>> Âşıkım diyen
>> Hu! Demek ister.

>> Terk et sivâyı
>> Olma mürâî
>> Seven Hudâ'yı
>> Hu! Demek ister.

>> İrfan isteyen
>> İhsân isteyen
>> Cânân isteyen
>> Hu! Demek ister.

>> Ol nefse mâlik
>> Olmagıl hâlik
>> Sıdk ile sâlik
>> Hu! Demek ister.

>> İns, cin, melekler
>> Yerler, felekler
>> Suda semekler
>> Hu! Demek ister.

>> Hu, İsm-i âzam
>> Hu! Hu! De hocam!
>> Kuddûsî, her dem
>> Hu! Demek ister.*

Kuddusi

11 Haziran 2015 Perşembe

Seyreyle Güzel Kudret-İ Mevla Neler Eyler
Allaha Sığın Adl-İ Teala Neler Eyler

Canana Gönül Vereli Ben Candan Usandım
Hem Düşeliden Derdime Dermandan Usandım

Meyl Eylemezem Gayrisine Tevbeler Olsun
Bu Ân’e Değin Ettiğim İsyandan Usandım

Pervane Gibi Yanmağı İster Deli Gönlüm
Her Şam-U Seher Ah İle Efgandan Usandım

Kalmadı Firak Giryesine Sonra Mecalim
Vuslat Dilerem Yarime Hicrandan Usandım

Aşk İle Üns Oldi Gönül Geçdi Siva’dan
Ben Sohbet-İ Nas Ülfet-İ Yarandan Usandım

Çün Zerre Vefa Bulmadım İhvan-İ Zemandan
Şol Yüzleri Dost Özleri Düşmandan Usandım

Vird Edeyim İsmin Hemen Hayret-İ Hakkın
Kesret İle Ünsiyet-İ İnsandan Usandım

Kuddisi’ye Vahşet Golüben Cümle Siva’dan
Der Her Ne Ki Ağyar Var İse Andan Usandım

Ahmed Kuddusi

6 Haziran 2015 Cumartesi

Ey rahmeti bol pâdişâh,
Cürmüm ile geldim sana,
Ben eyledim hadsiz günâh,
Cürmüm ile geldim sana.

Hadden tecâvüz eyledim,
Deryâ-yı zenbi boyladım,
Ma'lûm sana ki neyledim,
Cürmüm ile geldim sana.

Senden utanmayup hemân.
Ettim hatâ gizlü ayân,
Urma yüzüme el-emân,
Cürmüm ile geldim sana.

Aslım çü bi katre menî,
Halk eyledin andan benî,
Aslım denî, fer'îm denî,
Cürmüm ile geldim sana.

Gerçi kesel fısk-ü-fücûr,
Ayb-ı-zelel çok hem kusûr,
Lâkin senin adın Gafûr,
Cürmüm ile geldim sana.

Zenbim ile doldu cihân,
Sana ayân zâhir nihân,
Ey lutfü bî-had Müste'ân,
Cürmüm ile geldim sana.

Adın senin Gaffâr iken,
Ayb örtücü Settâr iken,
Kime gidem sen vâr iken,
Cürmüm ile geldim sana.

Hiç sana kulluk etmedim,
Rah-ı rızâna gitmedim,
Hem buyruğunu tutmadım,
Cürmüm ile geldim sana.
Bin kerre bin ol pâdişâh,
Etsem dahî böyle günâh,
Lâ-taknetû yeter penâh,
Cürmüm ile geldim sana.

İsyânda Kuddûsî şedîd,
Kullukda bir battal pelîd,
Der kesmeyip senden ümîd,
Cürmüm ile geldim sana.

Ahmed Kuddusi
Sensin velîler şâhı,
Yâ hazret-i Mevlânâ!
Affet şu ben gümrâhı,
Yâ hazret-i Mevlânâ!

Bed-kâr-u-âvâreyim,
Pür-zenb ü bî-çâreyim,
Âsî yüzü kâreyim,
Yâ hazret-i Mevlânâ!

Gâyet azîmdir câhın,
Mahbûbısın Allah'ın,
Dâr-ül-emân dergâhın,
Yâ hazret-i Mevlânâ!

Sen şol ulu sultânsın,
Ki server-i merdânsın,
Hem ma'den-i irfânsın,
Yâ hazret-i Mevlânâ!

Çün tıfl iken ey Sultân,
Eflâki etdin seyrân,
Oldu melâik hayrân,
Yâ hazret-i Mevlânâ!

Muhtâcınam in'âm et,
Mihmânınam ikrâm et,
İhsânını itmâm et,
Yâ hazret-i Mevlânâ!

Kapunda çok muhtâcân,
Erer murâda her ân,
Devrinde sürer devrân,
Yâ hazret-i Mevlânâ!

Bencileyin yok gümrah,
Lâkin dedim eyvallah,
Geldim sana şey'en lillah,
Yâ hazret-i Mevlânâ!

Âriflerin sultânı,
Dertlilerin dermânı,
Kuddûsî'nin cânânı,
Yâ hazret-i Mevlânâ!

Ahmed Kuddusi