NAT-I NEBEVİ
Canımın cânanı sensin yâ Muhammed Mustafa
Derdimin dermanı sensin yâ Muhammed Mustafa
Çıkmadı bahr-i muhabbetten senin gibi güher
İlm ü hikmet kânı sensin yâ Muhammed Mustafa
Cümle âlem ilmine nisbet senin bir katredir
Ma'rifet ummânı sensin yâ Muhammed Mustafa
Nûr-ı zâtındır cihan mir'âtı içre cilveger
Yusufun da ânı sensin yâ Muhammed Mustafa
Kulluğunla iftihâr eyler Nebiyy ü ger Velî
Cümlenin sultânı sensin yâ Muhammed Mustafa
Nûr-ı zâta mazhar-ı tâm olduğunda şüphe yok
HAKKÎ’nın burhânı sensin yâ Muhammed Mustafa
İSMAÎL HAKKI BURSEVÎ
İsmail Hakkı Bursevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsmail Hakkı Bursevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Şubat 2016 Pazartesi
22 Temmuz 2015 Çarşamba
Tekye-gâh-ı âlem içre merd-i himmet kalmadı
Ne şerî'at ne tarîkat ne hakîkat kalmadı
Âh yârân-ı safânın gitdi âb-ı rûyi hep
Kendi aybın fehm ider sâhib-i basîret kalmadı
Tayy olubdur defter-i ma'nâ gibi erbâb-ı Hakk
Nüsha-i ilm-i ilâhîden rivâyet kalmadı
Hep şakî oldu hevâ-yı nefs ile ashâb-ı zühd
Sôfiyân-ı asrda sâhib-i se'âdet kalmadı
Devlet-i dünyâ içün hep cümle âlem cân verir
Hak içün bir sa'y ider ehl-i mürüvvet kalmadı
Pâdişâh ile gedâsı oldu yeksân âlemin
Zâhir u bâtında bir ferd içre gayret kalmadı
Hakkıyâ ehl-i hüner âlemde kimdir işbu gün
Ayb ile doldu cihân bir gayrı hâlet kalmadı
İsmail Hakkı Bursevi
8 Temmuz 2015 Çarşamba
Vaslın hevâsına verdik vârımız
Yâ Rab senden bana hidâyet eyle
Sensin bizim evvel âhir yârımız
Yâ Rab bu kullara inâyet eyle
Nâr-ı aşkın ile yanıp dutuşmuşuz
Fenâ menziline erip yetmişiz
Dâmen-i kerem ü lutfun dutmuşuz
Yâ Rab bizi ehl-i saadet eyle
Seyl-veş yolunda revânın olduk
Tâlib-i lücce-i ummânın olduk
Bu illerde âhir mihmânın olduk
Yâ Rab dîdârınla ziyâfet eyle
Seyrederek geldik cihân dârına
Bakmağa gedâ ve cihân dârına
Bugünkü işimiz koyma yârına
Yâ Rab zuafâya merhâmet eyle
Hakkî Hakk'ı bulmağa gezer dünyâyı
Çeker Hak yolunda demirden yâyı
Niyyeti hâlistir neyler riyâyı
Yâ Rab bizi ehl-i sadâkat eyle
İsmail Hakkı Bursevi
Yâ Rab senden bana hidâyet eyle
Sensin bizim evvel âhir yârımız
Yâ Rab bu kullara inâyet eyle
Nâr-ı aşkın ile yanıp dutuşmuşuz
Fenâ menziline erip yetmişiz
Dâmen-i kerem ü lutfun dutmuşuz
Yâ Rab bizi ehl-i saadet eyle
Seyl-veş yolunda revânın olduk
Tâlib-i lücce-i ummânın olduk
Bu illerde âhir mihmânın olduk
Yâ Rab dîdârınla ziyâfet eyle
Seyrederek geldik cihân dârına
Bakmağa gedâ ve cihân dârına
Bugünkü işimiz koyma yârına
Yâ Rab zuafâya merhâmet eyle
Hakkî Hakk'ı bulmağa gezer dünyâyı
Çeker Hak yolunda demirden yâyı
Niyyeti hâlistir neyler riyâyı
Yâ Rab bizi ehl-i sadâkat eyle
İsmail Hakkı Bursevi
Ey Hak yolunun dervişi
Gel yanalım senin ile
Ey derd ehli olan kişi
Gel yanalım senin ile
Ya'kub gibi ağlayalım
Eyyup gibi inleyelim
Her dem ciğer dağlayalım
Gel yanalım senin ile
Dünyâ bir mâtemhânedir
Mihnetten gayrı yâ nedir
Kasdı âkıbet cânedir
Gel yanalım senin ile
Ağlayı gitti enbiyâ
İnleyi geldi evliyâ
Biz de bu yolda Hakkıyâ
Gel yanalım senin ile
İsmail Hakkı Bursevi
Görünmez dîdeme dünya ve ukbâ
Bana zâtın müyesser eyle Mevlâ
Gerekmez mâsivâ hergiz serâbâ
Bana zâtın müyesser eyle Mevlâ
Gelip semt-i muhabetten vefâlar
Aradan ref' ola cümle cefâlar
Erip zâtın nesîminden safâlar
Bana zâtın müyesser eyle Mevlâ
Kimi bâğ u kimi bostânı ister
Kimisi kul kimisi sultânı ister
Kimi hûri kimi gılmânı ister
Bana zâtın müyesser eyle Mevlâ
Kimi ef'âle himmet eylemiştir
Kimisi de sıfatı gözlemiştir
Çü her biri bir izi izlemiştir
Bana zâtın müyesser eyle Mevlâ
Bir ismin bâtın u birisi zâhir
Vücûda geldi senden bu mezâhir
Derûn-ı Hakkı irşâd eyle âhir
Bana zâtın müyesser eyle Mevlâ
İsmail Hakkı Bursevi
5 Temmuz 2015 Pazar
İlâhî, abd-i âsîyim
Kerem eyle, kerem eyle
Acep bir kalbi kâsiyim
Kerem eyle, kerem eyle
Çü isyan bahrine daldım
Vücûdum zenb olup doldum
Mededsiz, çaresiz kaldım
Kerem eyle, kerem eyle
Nice dem ihtizârım var
Çü bülbül âh ü zarım var
Be-gâyet ıztırâbım var
Kerem eyle, kerem eyle
Bu Hakkı kuluna yâ Hak
Nigâh-ı rahmetinle bak
Bu durur şânma elyak
Kerem eyle, kerem eyle
İsmail Hakkı Bursevi k.s.
Kerem eyle, kerem eyle
Acep bir kalbi kâsiyim
Kerem eyle, kerem eyle
Çü isyan bahrine daldım
Vücûdum zenb olup doldum
Mededsiz, çaresiz kaldım
Kerem eyle, kerem eyle
Nice dem ihtizârım var
Çü bülbül âh ü zarım var
Be-gâyet ıztırâbım var
Kerem eyle, kerem eyle
Bu Hakkı kuluna yâ Hak
Nigâh-ı rahmetinle bak
Bu durur şânma elyak
Kerem eyle, kerem eyle
İsmail Hakkı Bursevi k.s.
Yâ İlâhî, kasırım şükründe ben
Kul senin ihsan senin gufran senin
Ehl-i taksîrim senin yolunda ben
Kul senin ihsan senin gufran senin
Bunca isyan eyleyip dönsem sana
Ol nefes karşı gelir lütfün bana
Seıi bir ulu pâdişâh ben bir gedâ
Kul senin ihsan senin gufran senin
Söylenir vasfına Rabbü´l-âlemîn
Gâfirü´z-zünûb u hayrü´r-râhimîn
Eyle Hakkı ´ya keremler yâ Mu ´în
Kul senin ihsan senin gufran senin
İsmail Hakkı Bursevi k.s.
Kul senin ihsan senin gufran senin
Ehl-i taksîrim senin yolunda ben
Kul senin ihsan senin gufran senin
Bunca isyan eyleyip dönsem sana
Ol nefes karşı gelir lütfün bana
Seıi bir ulu pâdişâh ben bir gedâ
Kul senin ihsan senin gufran senin
Söylenir vasfına Rabbü´l-âlemîn
Gâfirü´z-zünûb u hayrü´r-râhimîn
Eyle Hakkı ´ya keremler yâ Mu ´în
Kul senin ihsan senin gufran senin
İsmail Hakkı Bursevi k.s.
Ey pâdişâh-ı zü´1-kerem
Lütf eyle bu bî-çâreye
Cûdun yanında katreyem
Feyz eyle bu âvâreye
Açtın inayetten kapu
Dedin bize lâ taknatu
Senden ümîd eyler kamu
Hiç kimse girmez araya
Âciz benim, kudret senin
Âsî benim, rahmet senin
Hasta benim, şerbet senin
Sen merhem ur bu yaraya
Yâ Rab, be-dermân-ı Habîb
Aşkın dile eyle tabîb
Der Hakkı, takva kıl nasîb
Bu nefsimiz emmâreye
İsmail Hakkı Bursevi (k.s.)
Lütf eyle bu bî-çâreye
Cûdun yanında katreyem
Feyz eyle bu âvâreye
Açtın inayetten kapu
Dedin bize lâ taknatu
Senden ümîd eyler kamu
Hiç kimse girmez araya
Âciz benim, kudret senin
Âsî benim, rahmet senin
Hasta benim, şerbet senin
Sen merhem ur bu yaraya
Yâ Rab, be-dermân-ı Habîb
Aşkın dile eyle tabîb
Der Hakkı, takva kıl nasîb
Bu nefsimiz emmâreye
İsmail Hakkı Bursevi (k.s.)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)