Pir Sultan Abdal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pir Sultan Abdal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2015 Cuma

Hakikat kervanı geçti gidiyor 
Varıp bir kelime sorabildin mi 
Hakkın sancağını açmış gidiyor 
Can gözünü açıp görebildin mi 
Masivadan nasibimi almışım 
Yürü dünya, sana mail olmuşum 
Cümle yoldaşlardan geri kalmışım 
Atını ileri sürebildin mi 
                         Pir Sultan Abdal

3 Temmuz 2015 Cuma



NE FAYDA

Meyil verme nasa murdar ölürsün   
Dünya kadar malın olsa ne fayda     
Tutulur dilin söylemez ölürsün
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda
           
Bir gün çıkarırlar evinden     
Allahın ismini koyma dilinden   
Kurtulmazsın Azrail’in elinden
Dünya kadar fendin olsa ne fayda
   
Yalan söyler kov gıybette sözün var   
Güvenir gezersin oğlun kızın var   
Şunda senin üç beş arşın bezin var   
Dünya kadar malın olsa ne fayda
           
Yalan söyler kov gıybetten geçmezsin   
Yersin haram helal yoldan geçmezsin   
Kesilir nefesin su da içmezsin
Akan çaylar senin olsa ne fayda   

Pir Sultan’ım bunu böyle vird etti   
Vardı bir mürşitten el etek tuttu       
Mürşit ağırlayan Hakk’ına yetti   
Tutulmaz ağudun desen ne fayda      


PİR SULTAN ABDAL
Önüme bir çığır geldi
Bir ucu var şar içinde
Attarlar bir dükkan açmış
Her ne dersen var içinde

Gir dükkana pazar eyle
Hışmın yenip hazer eyle
Aya güne nazar eyle
Ay balkıyor nur içinde

Ay Ali'dir gün Muhammed
Okunur doksan bin ayet
Balıklar da suya hasret
Çarh dönerler göl içinde

Göl içinde çarha döner
Susuzluktan bağrı yanar
Müminler secdeye iner
Seyir var seyir içinde

Kudretten verildi balı
Bahanesi oldu arı
Dinle imdi ah ü zarı   

Allah Allah Allah Allah

Arı inler bal içinde

Pir Sultan'ım ey gaziler
Alnımızda ak yazılar
Önce talip pir arzular
Bülbül öter gül içinde

Pir Sultan Abdal
SEYYAH OLUP ŞU ALEMİ GEZERİM

Seyyah olup şu alemi gezerim     
Bir dost bulamadım gün akşam oldu     
Kendi efkarımca okur yazarım     
Bir dost bulamadım gün akşam oldu     
         
İki elim kalkmaz oldu dizimden     
Bilmem amelimden bilmem özümden     
Akıttim kanlı yaş iki gözümden     
Bir dost bulamadım gün akşam oldu     
         
Yine boralandı dağların başı     
Akıttım gözümden kan ile yaşı     
Emaneti alır ol veren kişi     
Bir dost bulamadım gün akşam oldu     
         
Bozuk şu cihanın pergeli bozuk     
Yazıktır şu geçen ömre yazık
Tükendi daneler kalmadı azık     
Bir dost bulamadım gün akşam oldu     
         
Pir Sultan’ım eydür ummana dalam     
Gidenler gelmedi bir haber alam     
Abdal oldum çullar giydim bir zaman     
Bir dost bulamadım gün akşam oldu


PİR SULTAN ABDAL

28 Haziran 2015 Pazar

birlik makamında bir güzel gördüm
leblerinin şekeri var kandi var
aşıkı çok imiş aradım sordum
nice bencileyin derdmendi var

cemali geliyor hayalde düşte
canım asumanda kandilde arşta
uzakta yakında yeminde pişte
her nereye baksam ali'm kendi var

gâh bahçeye girer gülden görünür
gâh mana söyleşir dilden görünür
gâh gönül evinde mihman görünür
aşıkına türlü türlü fendi var

şükür olsun bu sevdaya ulaştım
muhabbet bağını gezdim dolaştım
on iki imamın cemine düştüm
şimdi boynumuzda aşk kemendi var

pir sultanım sever böyle dilberi
bu cümle cihanın yekta gevheri
kahrın lutfun çeker isen gel beri
sevdiğimin nerde bir menendi var


Pir Sultan Abdal
Men Aref Sırrını Kardaş

Men aref sırrını kardaş
Bildim sanma bilemedin
Ölmeden öl şu dünyada
Öldüm sanma ölemedin

Göçmeden dar-ı fenadan
Samanı ayır daneden
Kuş gibi iki kez anadan
Geldim sanma gelemedin

Boz bazınan kaz kazınan
Vaz vazınan vız vızınan
Beş vakti bir niyazınan
Kıldım sanma kılamadın

Gerek gücen gerek kakı
Gerek Dürr-i Meknun oku
Sen bu amel ile Hakk'ı
Buldum sanma bulamadın

Mürşit bir ince elektir
Ondan elenmek gerektir
Benlik bir dipsiz külektir
Doldum sanma dolamadın

Pir Sultan Abdal'ım pirdir
İkrarına duran erdir
Cümle sırra aklın erdir
Erdim sanma eremedin

Pir Sultan Abdal

25 Haziran 2015 Perşembe

Serseri Girme Meydana 

Serseri girme meydana
Aşıklar ahvâl isterler
Kalleşlik ile urma dem
Tasdik ehli kâl isterler

Uyan bu gaflet hâbından
İsbât isterler bâtından
Her aşıka sohbetinden
İkrar ile yol isterler

Erenler oynar utulmaz
Bu yola hile katılmaz
Burda har-mühre satılmaz
Ya gevher ya la’l isterler

Kılı kırk pâre ederler
Birin yol bulup giderler
Dile ne itibar ederler
Hâl içinde hâl isterler

Pir Sultan Abdal neylersin
Müşkil halledip söylersin
Arısın çiçek yaylarsın
Yarın senden bal isterler

Pir Sultan Abdal (16. yy.)

5 Haziran 2015 Cuma

Derdim Çoktur Hangisine Yanayim

Derdim çoktur hangisine yanayim 
Yine tazelendi yürek yarasi 
Ben bu derde nerden derman bulayim 
Meger şah elinden ola çaresi 

Türlü donlar giyer gülden naziktir 
Bülbül çevreyleme güle yaziktir 
Çok hasretlik çektim bagrim eziktir 
Güle gelir gelir canlar paresi 

Benim uzun boylu serv-i çinarim 
Yüregime bir od düştü yanarim 
Kiblem sensin yönüm sana dönerim 
Mihrabimdir iki kaşin arasi 

Didar ile muhabbete doyulmaz 
Muhabbetten kaçan insan sayilmaz 
Münkir üflemekle çirag söyünmez 
Tutuşunca yanar aşkin çirasi 

Pir Sultan'im kati yüksek uçarsin 
Selamsiz sabahsiz gelir geçersin 
Aşik muhabbetten niçin kaçarsin 
Böyle midir ilimizin töresi

Pir Sultan Abdal

Dönen Dönsün

Koyun beni hak aşkina yanayim 
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan 
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayim 
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan 

Kadilar müftüler fetva yazarsa 
Işte kement işte boynum asarsa 
Işte hançer işte başim keserse 
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan 

Bir gün mahşer olur divan kurulur 
Suçlu suçsuz varsa orda bulunur 
Piri olmayanlar anda bilinir 
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan 

PIR SULTAN'im arşa çikar ünümüz 
O da bizim ulumuzdur pirimiz 
Hakka teslim olsun garip canimiz 
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Pir Sultan Abdal

Geçti Dost Kervanı

Şu karşı yaylada göç katar katar 
Bir güzel sevdası gözümde tüter 
Bu ayrılık bize ölümden beter 
Geçti dost kervanı eyleme beni 

Şu benim sevdiğim başta oturur 
Bir güzelin derdi beni bitirir 
Bu ayrılık bize ölüm getirir 
Geçti dost kervanı eyleme beni 

Pir Sultan Abdal'ım kalkın aşalım 
Aşıp yüce dağı engin düşelim 
Çok nimetin yedik helallaşalım 
Geçti dost kervanı eyleme beni

Pir Sultan Abdal

Güzel Aşık Cevrimizi

Güzel aşık cevrimizi 
Çekemezsin demedim mi 
Bu bir rıza lokmasıdır 
Yiyemezsin demedim mi 

Yemeyenler kalır naçar 
Gözlerinden kanlar saçar 
Bu bir demdir gelir geçer 
Duyamazsın demedim mi 

Bu dervişlik bir dilektir 
Bilene büyük devlettir 
Yensiz yakasız gömlektir 
Giyemezsin demedim mi 

Çıkalım meydan yerine 
Erelim Ali sırrına 
Can ü başı Hak yoluna 
Koyamazsın demedim mi 

Aşıklar kara baht(ı) olur 
Hakk'ın katında kutl'olur 
Muhabbet baldan tatl'olur 
Yiyemezsin demedim mi 

Pir Sultan Abdal Şahımız 
Hakk'a ulaşır rahımız 
On İk'imam katarımız 
Uyamazsın demedim mi

Pir Sultan Abdal

Kul Olayim Kalem Tutan Eline

Kul olayim kalem tutan eline 
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz 
Şekerler ezeyim şirin diline 
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz 

Allahi seversen kâtip böyle yaz 
Dün ü gün ol şah'a eylerim niyaz 
Umarim yikilir şu kanli Sivas 
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz 

Sivas illerinde sazim çalinir 
Çamli beller bölük bölük bölünür 
Ben dosttan ayrildim bagrim delinir 
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz 

Münafikin her dedigi oluyor 
Gül benzimiz sararuban soluyor 
Gidi Mervan sâd oluban gülüyor 
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz 

Pir Sultan Abdal'im ey Hizir Paşa 
Gör ki neler gelir sag olan başa 
Hasret koydu bizi kavim kardaşa 
Kâtip ahvalimi şah'a böyle yaz

Pir Sultan Abdal

Ötme Bülbül

Ötme bülbül ötme şen degil bagim 
Dost senin derdinden ben yana yana 
Tükendi fitilim eridi yagim 
Dost senin derdinden ben yana yana 

Deryadan bölünmüş sellere döndüm 
Ateşi kararmiş küllere döndüm 
Vakitsiz açilmiş güllere döndüm 
Dost senin derdinden ben yana yana 

Haberin duyarsin peyikler ile 
Yarami sarsinlar şehidler ile 
Kirk yil dagda gezdim geyikler ile 
Dost senin derdinden ben yana yana 

Abdal Pir Sultan'im, doldum eksildim 
Yemeden içmeden sudan kesildim 
Zülfün kemendine kondum asildim 
Dost senin derdinden ben yana yana

Pir Sultan Abdal

Sürüye Saydilar Bizi

Uyur idik uyardilar 
Diriye saydilar bizi 
Koyun olduk, ses anladik 
Sürüye saydilar bizi 

Sürülüp kasabaya gittik 
Kanarada mekan tuttuk 
Didar defterine yettik 
Ölüye saydilar bizi 

Halimizi hal eyledik 
Yolumuzu yol eyledik 
Her çiçekten bal eyledik 
Ariya saydilar bizi 

Aşk defterine yazildik 
Pir divanina dizildik 
Bal olduk, şerbet ezildik 
Doluya saydilar bizi 

PIR SULTAN'im Haydar şunda 
Çok keramet var insanda 
O cihanda, bu cihanda 
Ali'ye saydilar bizi

Pir Sultan Abdal

Bir Cefalar Etsen

Bin cefâlar etsen almam üstüme 
Gayet şirin geldi dillerin dostum 
Varıp yad ellere meyil verirsen 
Kış ola bağlana yolların dostum 

İlâhi onmaya yardan ayıran 
Bahçede bülbüller ötüyor uyan 
Kula gölge olsa Allah'a ayan 
Senden ayrılalı gülmedim dostum 

Pir Sultan Abdal'ım gülüm dermişler 
Bu şirin canıma nasıl kıymışlar 
İster isem dünya malın vermişler 
Sensiz dünya malın neylerim dostum

Pir Sultan Abdal