Seyrani Baba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seyrani Baba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2015 Çarşamba

Allah’ın emrine mutîyim dersen
Rasul’ün emrine itaat eyle
Helal haram demez bulduğun yersen
Müminlik sözünden feragat eyle.

Zahm-ı aşka gelip merhem sarmaya
Ferhad olup bir gün bağrın yarmaya
Kudretin yok ise Beyt’e varmaya
Gönül Beytullah’tır ziyaret eyle.

Kulun rızkın verir Hazret-i Bârî
Açılan gülleri incitmez hârı
Kötülük değildir er kişi kârı
Kemlik edenlere inayet eyle.

Kalbini geniş tut sıkma Seyrânî
Rızâ-yı Bârî’den çıkma Seyrânî
Gönül Beytullah’tır yıkma Seyrânî
Elinden gelirse imaret eyle.

Aşık Seyrânî (d. 1807 / ö. 1866)

3 Temmuz 2015 Cuma

MUHABBET KÜPÜNÜN OLSAM ŞARABI
Muhabbet küpünün olsam şarabı
Yâr beni doldurup içer mi bilmem
Mamur olmak için gönül harabı
Bir mimar eline geçer mi bilmem

Aşıkın olmaz mı çile çekmezi
Çilenin olmaz mı boyun bükmezi
Helal süte katan haram pekmezi
Seçmek murad etse seçer mi bilmem

Bülbüle gül yarar deveye diken
Çiledir aşıkın boynunu büken
Tarlasına haram tohumu eken
Helal mahsülünü biçer mi bilmem

Kimi meftasına kefen biçmiyor
Kimi helal rızık yiyip içmiyor
Yavrusundan köpek bile geçmiyor
Hak Seyrani’sinden geçer mi bilmem
GÖNÜL SERDEN GEÇER
YÂRDAN GEÇMEZ


Gönül serden geçer yârdan geçmez
Bağlanmış ikrara kavî özlüyüm
Her sözüm dinleyen özüm seçemez
Sırat köprüsünden ince sözlüyüm

Benim sözüm çürük degil sağ gibi
Çürük sözler erir akar yağ gibi
Üzerinden kervan geçer dağ gibi
Yokuşluyum sanma beni düzlüyüm

Yolcu ateş yanmak ile yol yanmaz
Erenlerin dokunduğu gül yanmaz
Cehennemde günah yanar kul yanmaz
Ben günahtan sürmelenmiş gözlüyüm

Seyrani aradın onu her yerde
Aşk-ı hakikatle düştüm bu derde
Tuttum günahımdan yüzüme perde
Rabbim divanında kara yüzlüyüm


Seyrani

5 Haziran 2015 Cuma

Hak Yoluna Gidenlerin Asa Olsam Ellerine
Hak yoluna gidenlerin
Asa olsam ellerine
Er piri vasf olsam edenlerin
Kur’an olsam dillerine
Tohumuyuz bir bedenin
Torunuyuz bir dedenin
Münkir ile cenk edenin
Teber olsam ellerine

Bir üstada olsam çırak
Hep bir olur yakın ırak
Yapsalar kemiğin tarak
Yar zülfünün tellerine
Yönüm Hakk’a döndürseler
Kemiğimi kavursalar
Harman gibi savursalar
Muhabbet’in yellerine
Bir kamille yola varsam
Aşk oduna yanıp tütsem
Bülbül gibi yanık ötsem
Muhammed’in güllerine
Seyrani kaldır parmağın
Vaktidir Hakk’a durmağın
Deryaya akan ırmağın
Katre olsam sellerine

Seyrani

Mizanı kudretin suçum tartdımı
Suçum haşa kudretinden artdımı
Cümle açık kapıların örtdümü
Bir avuç toprağın ettiği günah...
Seyrani Baba