Esrar Dede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Esrar Dede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2015 Çarşamba

Yeni ne varsa şimdi viranede kalmıştır
Mutluluk gönüldeki hazinede kalmıştır
Bilinçten başka bir şey tanımaz akıllılar
Başıboşluğun keyfi divanede kalmıştır
Boşuna mescitleri dolaşma sofu dostum
Aradığın aydınlık meyhanede kalmıştır
Can vermeyi bilmeyen bülbül sussa ne olur
Aşkların pırıltısı pervanede kalmıştır
Açınca yüreğimi güldü bana, dedi ki:
N’olmuş yine Esrar’a efsanede kalmıştır
Esrar Dede
Ne Süleyman ne Selim’in kuluyuz
Hazret-i Rabb-i rahimin kuluyuz
 
Husrev-i aleme yok minnetimiz
Öyle bir Şah-ı Kerimin kuluyuz
 
Arif-i ehl-i fena çakeriyiz
Salik-i merd-i ‘adimin kuluyuz
 
Bendelik eyler isen kendinedir
Sanma biz hur u na’imin kuluyuz
 
Gevher-i kabiliyet aşıkıyız
Anlama kim zer ü simin kuluyuz
 
Muhdesat ister ise yok olsun
Candaki feyz-i kadimin kuluyuz
 
Cahil-i münkire dersen har ü huk
Arif-i sırr-ı ‘alimin kuluyuz
 
Padişahane edayız Esrar
Yani Hünkar-ı Azimin kuluyuz

Esrar Dede
Kakullerine ol mehin ey şane dokunma
Zenciri kırar bu dil-i divane dokunma
 
Gül-berk misali cigerim pareliyorsun
Ey bad-ı seher ol gül-i handane dokunma
 
Feryad-ı ene’l-hak eder avaz-ı tanini
Faş etmesin esrarını peymane dokunma
 
Bünyan-ı nizam-ı felek ol kuy-ı beladır
Alem yıkılır bu dil-i virane dokunma
 
İçdikleri hep hun-i cigerdir fukaranın
Şeyha kerem et hatır-ı rindane dokunma
 
Şahım senin Esrar sadakatli kulundur
Lutfeyle o derviş-i perişane dokunma

Esrar Dede
Gevher saçıp bezme seher doldu lebâleb jale gül
Kattı arakla gül-şeker minâ-yı mâlâmâle gül
 
Ebre düşüp berk-i şafak jale ne renge döndü bak
Güya mukattar gülerek doldurdu câm-ı âle gül
 
Bülbül olup yâre zenân görmüş tecelliden nişan
Her şahtan eylemiş ayan bir âteş-i cevvale gül
 
Geh naz edip mestur olur alâyişe mağrur olur
Bilmez sonu mecbur olur çent ruze bir ikbale gül
 
Bülbül yeter zar eyleme Esrâr’ı bîzâr eyleme
Bîhude ısrar eyleme guş etme ahu mâle gül

Esrar Dede
Derdi dile bigâne vü mahrem güler, ben ağlarım
Özge belâ kim halime âlem güler, ben ağlarım
Nazü niyaze vakit yok hayran olur görse gözüm
Ancak heman ol dilberi gülfem güler, ben ağlarım
Nadide bir divaneyim baştan başa efsaneyim
Hicranımın ahvaline matem güler, ben ağlarım
Dil sinede bir bahr-i hûn esrar bî sabr ü sükûn
Gerçi gül-i zahm-i derun her dem güler, ben ağlarım

Esrar Dede

13 Haziran 2015 Cumartesi

UNUTMA
Azm-i sefer ettin dil-i nâçârı unutma
Gittin güzel amma bu dilefgârı unutma

Gâhice uyandıkça şebistân-ı safâda
Sol gîce olan sohbet-i hemvârı unutma

Vardıkça şeker hâbe girip bister-i nâze
Ne zehr içer dide-i bîdârı unutma

Ben sabredeyim derd ü gam-ı hecrine amma
Sen de güzelim ettiğin ikrârı unutma

Ağlatmıyacaktın yola baktırmıyacaktın
Ol va’de-i tekrâr betekrârı unutma

Yok takati hicrânına lûtf eyle efendim
Dilhaste-i aşkın olan Esrar’ı unutma

Esrar Dede

5 Haziran 2015 Cuma


hâliya feyz-i hazret-i Gâlib
cân-ı Esrâr nâ be-sâmândır
bana her bir nigâh-ı merhameti
hastaya tâb, mürdeye cândır

dem be dem iltifat ü eltafı
başka in’am, başka ihsândır
sergüzeştim o şâh ile gûyâ
kıssa-i mûr bâ Süleymân’dır
Mehmet Esrar Dede
(şimdiki halde hazreti galib’in feyzi olmasa esrar’ın canı perişandır)
(bana her merhametli bakışı, hastaya güç, ölüye candır)
(daima iltifatları ve lütufları başka nimet, başka ihsandır)
(o şah ile maceram, sanki süleyman ile karınca hikayesidir)