GAZEL
Mahabbet Şâhınun bir bende-i fermânıyız cânâ
Gedâ-yı kûy-ı aşkız âlemûn sultânıyız cânâ
(Sevgi sultanının fermanlı kölesiyiz ey sevgili!
Aşk yurdunun dilencisi;âlemin de şâhıyız ey sevgili!)
Ruhun anup nola kûyunda feryâd u figân etsek
Fenâ gülzârınun bir bülbül-i nâlânıyız cânâ
(Yanağını hatırlayıp mahallede feryad-ü figan etsek ne çıkar;
biz yokluk gülistanının inleyen bülbülüyüz ey sevgili!)
Ademden gelmeden bezm-i vücûda bâde ol demden
Lebün esrârınun biz vâlih ü hayrânıyız cânâ
(Kadeh (içki)henüz yokluk yurdundan varlık bulup meydana gelmemişti ki biz senin dudağının esrarıyla kendimizden geçip mest olmuştuk(ve hâla o sarhoşluk üzereyiz ) ey sevgili !)
Nice demden mukîm-İ vâdı-i derd ü gam u aşkız
Ser –i kûy-ı vefânun sanma kim mihmânıyuz cânâ
(Nice zamandır aşk,gam ve dert vadilerinde konaklamadayız;
sanma ki ey sevgili ,vefa yurdunun başköşesinde ağırlanıyoruz!..)
Selîmî –veş lebün vasfın edip şîrîn kelâm ile
Zamânın himmetünle hüsrev-i devrânıyuz cânâ
(Selîmî gibi dudağının özelliklerini tatlı tatlı anlattığımız için senin sayende çağın Hüsrev’i konumuna yükseldik ey sevgili!..)
Yavuz Sultan Selim