İbrahim Tennuri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İbrahim Tennuri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2015 Cuma

Hak bir gönül virdi bana
Ha dimeden hayrân olur
Bir dem gelür şâdî olur
Bir dem gelür giryân olur

Bir dem cehâletde kalur
Hiç nesneyi bilmez olur
Bir dem dalar hikmetlere
Câlinus u Lokmân olur

Bir dem gelür söyleyemez
Bir sözi şerh eyleyemez
Bir dem dilünden dür döker
Derdlilere dermân olur

Bir dem çıkar Arş üstüne
Bir dem iner tahtesserâ
Bir dem sanasun katredür
Bir dem taşar ummân olur

Bir dem gelür olmuş gedâ
Yalın tene giymiş abâ
Bir dem ganî himmet ile
Fağfur u hem hâkan olur

Bir dem gelür âsî olur
Hak zikrini yavi kılar
Bir dem gelür kim yoldaşı
Hem zühd ü hem imân olur

Bir dem günâhın fikr ider
Tostoğrı tamuya gider
Bir dem görir Hak rahmetin
Uçmaklara Rıdvân olur

Bir dem sanasın zerredür
Hiç bilmeyesin kim nedür
Bir dem Çalab ışkı ile
Güneş gibi tâbân olur

Bir dem girer mescidlere
Yüzin sürer anda yire
Bir dem varur deyre girer
İncil okur rühbân olur
Bir dem gelür Mûsî olur
Yüz bin münâcatlar kılur
Bir dem girer kibr evine
Fir'avn ile Hâmân olur

Bir dem gelür İsî olur
Ölmüşlere diri kılur
Bir dem gelür gümrahleyin
Yolunda sergedân olur

Bir dem div ü bir dem peri
Vîrâneler olmuş yeri
Bir dem uçar Belkıs'leyin
Taht ıssı Sülaymân olur

Bir dem geyikdür mişede
Bir dem balıkdürür suda
Bir dem gelür arslan gibi
Âlemlere sultan olur

Didüm gönül bu ne işe
Düşdün bu bitmez teşvişe
İder beni suçlamanız
Bu iş bana Hak'dan olur

Anda ki Hak düzdi işi
Görmüş idüm ben bu düşi
Anda iyân olan hüküm
Bunda kaçan pinhân olur

Nice biline bu gönül
Kim pâdişahlar ana kul
Âlemlere boy virmeyen
Işk işine fermân olur

Bir dem döner Cebrâil'e
Rahmet saçar her mahfile
Bir dem döner İblis'leyin
Bu hak ile düşmân olur

Bir dem Cüneyd ü Şiblî'dür
Hem Beyazid ü Kerhî'dür
Bir dem gelür Mansur'leyin
Boğazına organ olur

Âşık bu gönül hâline
İremedün ahvâline
Bu ma'niye ol ire kim
Akıl ana kurbân olur

İbrahim Tennuri
Kahrında Hoş Lutfunda Hoş
 
Câna cefâ kıl yâ vefâ
Kahrın de hoş lûtfun da hoş
Ya derd gönder yahut devâ
Kahrın da hoş lûtfun da hoş

Hoşdur bana senden gelen
Ya hil'at ü yahûd kefen
Ya taze gül yahud diken
Kahrın da hoş lûtfun da hoş

Gelse celâlünden cefâ
Yahûd cemâlünden vefâ
İkisi de cânâ sefâ
Kahrın da hoş lûtfun da hoş

Ger bağ u ger bostan ola
Ger bend ü ger zindan ola
Ger vasl ü ger hicrân ola
Kahrın da hoş lûtfun da hoş

Ey pâdişâhı lemyezel
Zâtı ebed hayyı ezel
Ey lûtfu bol kahrı güzel
Kahrın da hoş lûtfun da hoş

Ağladısan zâri zâri
Virürsen cennet ü hûri
Lâyık görür isen nârı
Kahrın da hoş lûtfun da hoş
Gerek ağlat gerek güldür
Gerek dirgür gerek öldür
Bu Âşık hem sana kuldur
Kahrın da hoş lûtfun da hoş


İbrahim Tennuri

 Türk klasikleri 3/43
TDEA 4/331