Fİ MEDHİ’NEBİ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM
Salât ile selam olsun Resûle
Ki oldur rehnüma olan bu yola
Muhammed mukteday-ı enbiyadır
Muhammed rehnümay-ı evliyadır
Muhammed server-i cem-i rusuldür
Muhammed hadi-i hayr-ı sübüldür
Kamudan gerçi Hakk hoṣnut olubdur
Makam amma ona mahmud olubdur
Buyurmuṣtur anın ṣanında Mevla
Fe kane kabe kavseyni ev edna
Şu zatın ki ola meddahı Rahman
Ne vechile anı medh ede insan
Kudümü âlemine oldu Rahmet
Anına bitti bünyan-t mübüvet
Selam âline ashabına her an
Karin ola dahi Rıdvan-ı Rahman
AZİZ MAHMUD HÜDÂYÎ HZ.
Aziz Mahmud Hüdayi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aziz Mahmud Hüdayi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Şubat 2016 Pazartesi
7 Temmuz 2015 Salı
Kullarını oda yakma
Kerem eyle yâ Mevlâ
Eksiklerine bakma
Kerem eyle yâ Mevlâ
Birer eksikli kuldur
İhsânın ile doldur
Senin rahmetin boldur
Kerem eyle yâ Mevlâ
Tutalım kul leîmdir
Efendisi kerimdir
Adın rahmân rahimdir
Kerem eyle yâ Mevlâ
Yoluna tevfik eyle
Fazlını refîk eyle
Rahmete garîk eyle
Kerem eyle yâ Mevlâ
Hâlimize a'lemsin
Avf edersin ekremsin
Anamızdan erhamsın
Kerem eyle yâ Mevlâ
Çünkü insan eyledin
Ehli imân eyledin
Bunca ihsân eyledin
Kerem eyle yâ Mevlâ
İhsânını tesnîm et
Gufranını ta'mîm et
Yollarını ta'lim et
Kerem eyle yâ Mevlâ
Derdli âşıklar için
Yolda sâdıklar için
Bağrı yanıklar için
Kerem eyle yâ Mevlâ
Kutbı evliyâ için
Sadrı asfiyâ için
Fahrı enbiyâ için
Kerem eyle yâ Mevlâ
Dâim sebatın için
Bunca sıfâtın için
Şol güzel zâtın için
Kerem eyle yâ Mevlâ
Hüdâyî'ye ihsân et
Rahmet ile gufrân et
Her işini âsân et
Kerem eyle yâ Mevlâ
Hüdai
Çünkü murâdımız sensin
Gayrın sevdâsını kaldır
Pâk eyle gönül hânesin
Kendi aşkın ile doldur
Nice bir derd ile mihnet
Nice bir hüsnet ü fürkat
Vaslına ver kâbiliyyet
Çok ağladık bizi güldür
İster seni cânım velî
Neylesin erişmez eli
El sanır âşıkı deli
Kimse bilmez bu ne haldir
Eğer elinden geleydi
Çoktan maksudun bulaydı
Bula ki lûtfun olaydı
Çünkü bir bîçâre kuldur
Gör Hüdâyîi derdmendi
Kande baksa seni sandı
Lûtfet esirge efendi
Rahmet ü gufrânın kaldır
Hüdai
Aşkın bu gönül şehrini
Gele gide yol eyledi
Dahi Âdem halk olmadan
Seni sultân kul eyledi
Hak'dır kudret-ü kuvvet
Hak'dur lutf ü inâyet
Eyleyip bize hidâyet
İhsânını bol eyledi
Ol verdi cism ü cânı
Ol verdi ilm ü irfânı
Hüdâyi'yi bunca ihsânı
Evvel âhir Ol eyledi
Hüdai
6 Temmuz 2015 Pazartesi
Dil hanesi pür nur olur
Envar-ı zikrullah ile
Iklimi dil mamur olur
Mimar-ı zikrullah ile
Envar-ı zikrullah ile
Iklimi dil mamur olur
Mimar-ı zikrullah ile
Her müşkil iş asan olur
Derd-i dile derman olur
Canın içinde can olur
Esrar- ı zikrullah ile
Derd-i dile derman olur
Canın içinde can olur
Esrar- ı zikrullah ile
Zikreyle Hakkı her nefes
Allah bes, Baki heves
Pes gayriden ümidi kes
Tekrar-ı zikrullah ile
Allah bes, Baki heves
Pes gayriden ümidi kes
Tekrar-ı zikrullah ile
Gör ehli halin fırkasın
çak etti ceyb-i hırkasın
Devreyle zikrin halakasın
Pergar-ı zikrullah ile
çak etti ceyb-i hırkasın
Devreyle zikrin halakasın
Pergar-ı zikrullah ile
Terket cihan arayışın
Nefsin gider alayışın
Bul can-ı dil asayısın
Efkar-ı zikrullah ile
Nefsin gider alayışın
Bul can-ı dil asayısın
Efkar-ı zikrullah ile
Gamgin gönüller şád olur
Dembesteler azad olur
Gemgüşteler irşad olur
Asar- ı zikrullah ile
Dembesteler azad olur
Gemgüşteler irşad olur
Asar- ı zikrullah ile
Ahmed seni ikrar eder
Hem zikrini tekrar eder
Ihlasını işar eder
Esrar- ı zikrullah ile
Hem zikrini tekrar eder
Ihlasını işar eder
Esrar- ı zikrullah ile
AZİZ MAHMUD HÜDAYİ HZ.
bâğ-ı aşkın andelîbi hazret-i üftâde'dir.
dertli âşıklar tabîbi hazret-i üftâde'dir.
vâsıl-ı kâmil odur tevhîd-i zâta şüphesiz,
dost ilinin rehnüması hazret-i üftâde'dir
eyleyen rûhundan istimdâd erişir matlûba,
halleden her müşkilâtı hazret-i üftâde'dir.
mürşid-i âli dilersen dâmen-i pâkini tut
gösteren râh-ı hüdâyı hazret-i üftâde'dir.
sıdk ile kul ol hüdâyî eşiğinde dâimâ,
bil hakîkat kutb-ül-aktâb hazret-i üftâde'dir.
aziz mahmud hüdayi hz.
dertli âşıklar tabîbi hazret-i üftâde'dir.
vâsıl-ı kâmil odur tevhîd-i zâta şüphesiz,
dost ilinin rehnüması hazret-i üftâde'dir
eyleyen rûhundan istimdâd erişir matlûba,
halleden her müşkilâtı hazret-i üftâde'dir.
mürşid-i âli dilersen dâmen-i pâkini tut
gösteren râh-ı hüdâyı hazret-i üftâde'dir.
sıdk ile kul ol hüdâyî eşiğinde dâimâ,
bil hakîkat kutb-ül-aktâb hazret-i üftâde'dir.
aziz mahmud hüdayi hz.
5 Temmuz 2015 Pazar
Hakk'ı koyup bâtıla meyl ü muhabbet neden
Tâbi'-i şeytân olup fitne vü şirret neden
Râh-ı salâha gidip sulh u sülûk ehli ol
Nefse uyup herkese hiddet ü şiddet neden
Bir kapunun kulları bir erin oğulları
Birbirine şer sanup buğz u adâvet neden
Fâni cihânın kişi mâlını cem' eylese
Bir gün olur kor gider buhl ile hisset neden
Devlet-i dünyâ-yı dûn bir kuru sevdâ iken
Kaniye mağrûr olup ziynet ü şöhret neden
Mülk-i Süleymân-ile taht-ı Sikender kanı
Bildin ise bunları fânîye rağbet neden
Aç gözünü imdi gel nûr-i basîretle bak
Meslek-i hayrı koyup şerre azîmet neden
Sünnet-i Fahr-ı Rusûl oldu çü hayr-ı sübül
Mesleki tahvîl edip âdet ü bid'at neden
Aklını der başına dinle Hüdâyî'yi gel
Hakk sözü gûş ede gör böyle sefâhat neden
Tâbi'-i şeytân olup fitne vü şirret neden
Râh-ı salâha gidip sulh u sülûk ehli ol
Nefse uyup herkese hiddet ü şiddet neden
Bir kapunun kulları bir erin oğulları
Birbirine şer sanup buğz u adâvet neden
Fâni cihânın kişi mâlını cem' eylese
Bir gün olur kor gider buhl ile hisset neden
Devlet-i dünyâ-yı dûn bir kuru sevdâ iken
Kaniye mağrûr olup ziynet ü şöhret neden
Mülk-i Süleymân-ile taht-ı Sikender kanı
Bildin ise bunları fânîye rağbet neden
Aç gözünü imdi gel nûr-i basîretle bak
Meslek-i hayrı koyup şerre azîmet neden
Sünnet-i Fahr-ı Rusûl oldu çü hayr-ı sübül
Mesleki tahvîl edip âdet ü bid'at neden
Aklını der başına dinle Hüdâyî'yi gel
Hakk sözü gûş ede gör böyle sefâhat neden
Aziz Mahmut Hüdâyî
Kuldan sana lâyık n'ola
Âşık seni kanda bula
Meğer senden ihsân ola
Yâ Rabbenâ yâ Rabbenâ
Senden kerem senden atâ
Suğra senin kübrâ senin
Ûlâ senin uhrâ senin
Dünyâ senin ukbâ senin
Yâ Rabbenâ yâ Rabbenâ
Senden kerem senden atâ
Nefse bizi ısmarlama
Çiğnetme derd ile gama
İrgür sana yoldan koma
Yâ Rabbenâ yâ Rabbenâ
Senden kerem senden atâ
Yâ lâ-yezâl ü lem yezel
Kanı sana lâyık amel
Abdin işi sehv ü zelel
Yâ Rabbenâ yâ Rabbenâ
Senden kerem senden atâ
Âşık seni kanda bula
Meğer senden ihsân ola
Yâ Rabbenâ yâ Rabbenâ
Senden kerem senden atâ
Suğra senin kübrâ senin
Ûlâ senin uhrâ senin
Dünyâ senin ukbâ senin
Yâ Rabbenâ yâ Rabbenâ
Senden kerem senden atâ
Nefse bizi ısmarlama
Çiğnetme derd ile gama
İrgür sana yoldan koma
Yâ Rabbenâ yâ Rabbenâ
Senden kerem senden atâ
Yâ lâ-yezâl ü lem yezel
Kanı sana lâyık amel
Abdin işi sehv ü zelel
Yâ Rabbenâ yâ Rabbenâ
Senden kerem senden atâ
Aziz Mahmut Hüdâyî
1 Temmuz 2015 Çarşamba
Hüdâ’ya hamd-ü minnet evvel âhir
Ki oldur zâhir ve bâtinda zâhir
Zuhûru perde olmuştur zuhûra
Gözü olan delil ister mi nûra
Güneş zâhir değil midir karındaş ?
Ne var ki görmez anı çeşm-i huffaş
Aziz Mahmut Hüdai (17.yy.)
Ki oldur zâhir ve bâtinda zâhir
Zuhûru perde olmuştur zuhûra
Gözü olan delil ister mi nûra
Güneş zâhir değil midir karındaş ?
Ne var ki görmez anı çeşm-i huffaş
Aziz Mahmut Hüdai (17.yy.)
Yâr ile ettiğin ahdi unutma
Gel gönül dost illerine gidelim
Sakın bu virân yerde vatan tutma
Gel gönül dost illerine gidelim
Cânân iline varup görmek dilersen
Hayat iklîmine irmek dilersen
Solmaz gülşen gülün dermek dilersen
Gel gönül dost illerine gidelim
Hakk‘dan HÜDAİ‘ye ihsân olurdu
Her vech ile yollar âsân olurdu
Zerresi gün gibi rahşân olurdu
Gel gönül dost illerine gidelim
Aziz Mahmut Hüdai
Gel gönül dost illerine gidelim
Sakın bu virân yerde vatan tutma
Gel gönül dost illerine gidelim
Cânân iline varup görmek dilersen
Hayat iklîmine irmek dilersen
Solmaz gülşen gülün dermek dilersen
Gel gönül dost illerine gidelim
Hakk‘dan HÜDAİ‘ye ihsân olurdu
Her vech ile yollar âsân olurdu
Zerresi gün gibi rahşân olurdu
Gel gönül dost illerine gidelim
Aziz Mahmut Hüdai
28 Haziran 2015 Pazar
Ezelden aşk ile biz yâne geldik!
Hakîkat, şem'ine pervâne geldik!
Tenezzül eyleyip vahdet ilinden,
Bu kesret âlemin seyrâne geldik!
Geçip fermân ile bunca avâlim
Gezerken âlem-i insâne geldik!
Fenâ buldu vücûd-i fânî mutlak,
Bıraktık katreyi ummâne geldik!
Nemiz ola Hudâyâ sana lâyık
Hemân bir lutf ile ihsâne geldik!
Umarız erelim bâkî hayâta,
Civâr-ı Hazret-i Rahmâne geldik!
Geçip âhir bu kesret âleminden,
Hüdâyî halvet-i sultâne geldik!.
Aziz Mahmud Hüdayi
Hakîkat, şem'ine pervâne geldik!
Tenezzül eyleyip vahdet ilinden,
Bu kesret âlemin seyrâne geldik!
Geçip fermân ile bunca avâlim
Gezerken âlem-i insâne geldik!
Fenâ buldu vücûd-i fânî mutlak,
Bıraktık katreyi ummâne geldik!
Nemiz ola Hudâyâ sana lâyık
Hemân bir lutf ile ihsâne geldik!
Umarız erelim bâkî hayâta,
Civâr-ı Hazret-i Rahmâne geldik!
Geçip âhir bu kesret âleminden,
Hüdâyî halvet-i sultâne geldik!.
Aziz Mahmud Hüdayi
26 Haziran 2015 Cuma
Gelin şükr edelim
Derdlere dermân gelsin
Hakk'ı zikr edelim
Cânlara cânân gelsin
Varımız hâk idelim
Yakalar çâk idelim
Kalbimiz pâk idelim
Tahtına sultân gelsin
Terk eyle cümle vârı
Koma elden ikrârı
Mahv-et şekk ü inkârı
Yerine îmân gelsin
Bakma yalan dünyâya
Akma kuru sevdâya
Yalvar Gânî Mevlâ'ya
Lutfile ihsân gelsin
Varlığın eyle zâil
Ola-gör Hakk'a vâsıl
Geç katreden ey gâfil
Bahrile ummân gelsin
Tealluk defterin dür
Mâsivâyı dilden sür
Hakk'ı anla bile gör
İlmile irfân gelsin
Hüdâyî aç gözünü
Pâk eyle kend'özünü
Hakk'a döndür yüzünü
Her işin âsân gelsin
Hüdayi
Derdlere dermân gelsin
Hakk'ı zikr edelim
Cânlara cânân gelsin
Varımız hâk idelim
Yakalar çâk idelim
Kalbimiz pâk idelim
Tahtına sultân gelsin
Terk eyle cümle vârı
Koma elden ikrârı
Mahv-et şekk ü inkârı
Yerine îmân gelsin
Bakma yalan dünyâya
Akma kuru sevdâya
Yalvar Gânî Mevlâ'ya
Lutfile ihsân gelsin
Varlığın eyle zâil
Ola-gör Hakk'a vâsıl
Geç katreden ey gâfil
Bahrile ummân gelsin
Tealluk defterin dür
Mâsivâyı dilden sür
Hakk'ı anla bile gör
İlmile irfân gelsin
Hüdâyî aç gözünü
Pâk eyle kend'özünü
Hakk'a döndür yüzünü
Her işin âsân gelsin
Hüdayi
25 Haziran 2015 Perşembe
Islah ediver hâli
Esirge inayet et.
Âsân ediver yolu
Esirge inayet et.
Sen Sâbit ü Kâimsin
Hem Bâkî vü Dâimsin
Ahvalime âlimsin
Esirge inayet et.
Zikrin olıcak dilde
Sâlik kala mı belde
Bizi bu uzak yolda
Esirge inayet et.
Taliplere kuvvet ver
Âşıklara kurbet ver
Sâdıklara vuslat ver
Esirge inayet et.
Lütfunla Hüdâyî’den
Ger razı olasın sen
Her hali olur ahsen
Esirge inayet et.
Aziz Mahmud Hüdâî k.s.
Esirge inayet et.
Âsân ediver yolu
Esirge inayet et.
Sen Sâbit ü Kâimsin
Hem Bâkî vü Dâimsin
Ahvalime âlimsin
Esirge inayet et.
Zikrin olıcak dilde
Sâlik kala mı belde
Bizi bu uzak yolda
Esirge inayet et.
Taliplere kuvvet ver
Âşıklara kurbet ver
Sâdıklara vuslat ver
Esirge inayet et.
Lütfunla Hüdâyî’den
Ger razı olasın sen
Her hali olur ahsen
Esirge inayet et.
Aziz Mahmud Hüdâî k.s.
17 Haziran 2015 Çarşamba
YALAN DÜNYÂ DEĞİL MİSİN!
Kim umar senden vefâyı,
Yalan dünyâ değil misin?
Muhammed-ül-Mustafâyı,
Alan dünyâ değil misin?
Yürü hey vefâsız yürü,
Sensin hod bir köhne karı,
Nice yüzbin erden geri,
Kalan dünyâ değil misin?
Kimisini nâlân edip,
Kimisini giryân edip,
Âhir-i kâr üryân edip,
Soyan dünyâ değil misin?
Kasdedip halkın özüne,
Toprak doldurup gözüne,
Ehl-i gafletin yüzüne,
Gülen dünyâ değil misin?
Eğer şâh u eğer bende,
Her kişiyi salan bende,
Kimse mekân tutmaz sende,
Virân dünyâ değil misin?
Sihr ile donatıp kendin,
Meydana salan semendin,
Âleme mihnet kemendin,
Salan dünyâ değil misin?
İşin gücün dâim yalan,
Çok kişiden arta kalan,
Nice kere boşalarak,
Dolan dünyâ değil misin?
Hüdai
"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı.
Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.
Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,
Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.
Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,
Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.
Ahmedî der, "Yâ ilâhî! Sana şükrüm çok-durur",
Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."
Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı.
Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine,
Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı.
Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi,
Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı.
Ahmedî der, "Yâ ilâhî! Sana şükrüm çok-durur",
Hamdülillah aşk-ı Haktan gayri vârım kalmadı."
Hüdai
10 Haziran 2015 Çarşamba
Yalancı dünyâya aldanma yâ hû,
Bu dernek dağılır dîvân eğlenmez.
İki kapılı bir virânedir bu,
Bunda konan göçer, konuk eğlenmez.
Bakma bunun karasına ağına,
Gönül verme bostanına bağına,
Benzer hemân çocuk oyuncağına,
Burda aklı olan insan eğlenmez.
Vârını îsâr et Mevlâ yoluna,
Bunda ne eylersen anda buluna,
Bir gün sefer düşer berzah iline,
Otağı kalkacak Sultan eğlenmez.
Sen ey gâfil ne sandın rûzigârı,
Durur mu anladın leyl-ü-nehârı,
Yükün yeynildigör evvelden bârı,
Yoksa yolcu gider kervan eğlenmez.
Doğrusuna gidegör bu yolların
Geçegör sarpını yüce bellerin,
Dünyâ zindânıdır mümin kulların,
Zindanda olan kul kolay eğlenmez.
Ömür tamam olup defter dürülür,
Sırat köprüsü ve mîzân kurulur,
Hakkın dergâhında elbet durulur,
Buyruğu tutulur fermân eğlenmez.
Hüdâyî noldu bu kadar peygamber,
Ebû Bekr u Ömer, Osman u Haydar,
Hani Habîbullah Sıddîk-ı Ekber,
Bunda gelen gider bir cân eğlenmez.
.
Aziz Mahmud Hüdayi Hz.
9 Haziran 2015 Salı
| Neyleyim dünyayı Bana Allah'ım gerek. Gerekmez mâsivayı Bana Allah'ım gerek. Ehl-i dünya, dünyada Ehl-i ukbâ, ukbâda Her biri bir sevdada Bana Allah'ım gerek. Dertli, dermanın ister Kullar, sultanın ister Aşık, cananın ister Bana Allah'ım gerek. Fani devlet gerekmez Dürr ü ziynet gerekmez Haksız cennet gerekmez Bana Allah'ım gerek. Bülbül güle karşı zar Pervaneyi yakmış nar Her kulun bir derdi var Bana Allah'ım gerek. Beyhûde hevayı ko Hakkı bul, gör yahu Hüdâi'nin sözü bu Bana Allah'ım gerek. Hüdai | ||
Sadr-ı cemî' mürselîn
Sensin Yâ Rasûlallâh
Bedr-i eflâk-i yakîn
Sensin Yâ Rasûlallâh
Nûrun sirâc-ı vehhâc
Alemler sana muhtâc
Sâhib-i tâc u mi'râc
Sensin Yâ Rasûlallâh
Ayîne-i Rahmânî
Nûr-i pâk-i sübhânî
Sırr-ı seb-a'l-meânî
Sensin Yâ Rasûlallâh
Şâhidin leyl-i isrâ
Sübhânellezî esrâ
Câmi-i cümle esmâ
Sensin Yâ Rasûlallâh
Ey menba-ı lutf u cûd
Yerin makâm-ı mahmûd
Yaradılmışdan maksûd
Sensin Yâ Rasûlallâh
Canlar içinde cânân
Ma'den-i ilm u irfân
Ceddim ü pîrim sultân
Sensin Yâ Rasûlallâh
Açan râh-ı tevhîdi
Bulan sırr-ı tefrîdi
Hüdâyî'nin ümmîdi
Sensin Yâ Rasûlallâh
Hüdai
Sensin Yâ Rasûlallâh
Bedr-i eflâk-i yakîn
Sensin Yâ Rasûlallâh
Nûrun sirâc-ı vehhâc
Alemler sana muhtâc
Sâhib-i tâc u mi'râc
Sensin Yâ Rasûlallâh
Ayîne-i Rahmânî
Nûr-i pâk-i sübhânî
Sırr-ı seb-a'l-meânî
Sensin Yâ Rasûlallâh
Şâhidin leyl-i isrâ
Sübhânellezî esrâ
Câmi-i cümle esmâ
Sensin Yâ Rasûlallâh
Ey menba-ı lutf u cûd
Yerin makâm-ı mahmûd
Yaradılmışdan maksûd
Sensin Yâ Rasûlallâh
Canlar içinde cânân
Ma'den-i ilm u irfân
Ceddim ü pîrim sultân
Sensin Yâ Rasûlallâh
Açan râh-ı tevhîdi
Bulan sırr-ı tefrîdi
Hüdâyî'nin ümmîdi
Sensin Yâ Rasûlallâh
Hüdai
Kudûmun rahmet u zevk u safâdır Yâ Rasûlallâh
Zuhûrun derd-i uşşâka devâdır Yâ Rasûlallâh
Nebî idin dahî Adem dururken mâ-ı tîn içre
İmâm-ı enbiyâ olsan revâdır Yâ Rasûlallâh
Kemâl-i zümre-i kümmel senin nûrunla olmuştur
Vücûdun mazhar-ı tâm-ı Hudâdır Yâ Rasûlallâh
Seninle irdiler zâte dahî envâ-ı lezzâte
İşin erbâb-ı hâcâte atâdır Yâ Rasûlallâh
Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Aziz Mahmud Hüdai
Zuhûrun derd-i uşşâka devâdır Yâ Rasûlallâh
Nebî idin dahî Adem dururken mâ-ı tîn içre
İmâm-ı enbiyâ olsan revâdır Yâ Rasûlallâh
Kemâl-i zümre-i kümmel senin nûrunla olmuştur
Vücûdun mazhar-ı tâm-ı Hudâdır Yâ Rasûlallâh
Seninle irdiler zâte dahî envâ-ı lezzâte
İşin erbâb-ı hâcâte atâdır Yâ Rasûlallâh
Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Aziz Mahmud Hüdai
5 Haziran 2015 Cuma
Buyruğun tut Rahman'ın, tevhide gel tevhide
Tazelensin imanın, tevhide gel tevhide.
Yaban yerlere bakma, cânın odlara yakma
Her gördüğüne akma, tevhide gel tevhide.
Mâsivâdan gözün yum, ne umarsan Hak'tan um
Gitsin gönülden hümum, tevhide gel tevhide.
Zahirde kalan kişigüç etme âsân işi
Gider gayri teşvişi, tevhide gel tevhide.
Şirki baştan savarsan, Hak bilmeye iversen
Yaradan'ı seversen, tevhide gel tevhide.
Emri yerine getir, erkenden işi bitir
Sıdk ile iman getir, tevhide gel tevhide.
Sen seni ne sanırsın, fâniye dayanırsın
Üş bir gün uyanırsın, tevhide gel tevhide.
Uyanagör gafletten, geç bu fani lezzetten
İç kevser-i vahdetten, tevhide gel tevhide.
Hüdayî'yi gûş eyle, şevke gelip çûş eyle
Bu kevserden nûş eyle, tevhide gel tevhide.
Aziz Mahmud Hüdayi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)