Yaman Dede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaman Dede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2015 Çarşamba

NEY MANZÛMESİ
İçi boş,benzi sararmış, ona āşıktır māye,
            Derd-i hicrān ile inler eder âh leylâye.
            Arzeder hıçkırarak aşkını hep mevlâye,
            Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
Bu cihānın ötesinden geliyor nağmeleri,
            Kanatır sîneyi, kalbi, deler elbet ciğeri.
            Erişir mi buna kudret, buna insan hüneri,
            Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!

            Bu ne aşkın, bu ne derdin, bu ne mestin sesidir,
            Bu ne tizin, bu ne evcin, bu ne pestin sesidir.
            Bu ezelden geliyor, bezm-i elestin sesidir,
            Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!

            Arşa çıktıkça bu ses, sanki felekler tutuşur,
            Melekûtun tabakâtında melekler tutuşur.
            Yayılır nefhası āfāka yürekler tutuşur,
            Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!

            Alalı sırrı ezelden tutuşur bağrı yanar,
            Ayrılıklarda yananlar acaba neyle kanar?
            “Erinî” derken o cānâna hep eczāsı kanar,
            Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!

            Bu kesik nevhā nedir, āh meâlin mi senin?
            Nefesin mi,ya sesin mi, ya cemâlin mi senin?
            İnleten nāyi firâkın mı, visālin mi senin?
            Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!

            Onu almaz ne semâlar, ne bu dünyā ve o nūr,
            Neyin esrārına sinmiş bu ne hikmet konuşur.
            Yine hicrān ile inler, bu ne mâtem ,bu ne sûr?
            Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!

            Alevin gözyaşıdır bu, susuyor şimdi sesi,     
            Ağlıyor aşk ile ālem, budur aşkın hevesi.
            Sanırım can veriyor ney, sönüyor son nefesi,
            Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!

            Sönüyor takatı bitmiş, dayanılmaz bu deme,
            “Len terānî” ile mecrūh ve doymaz eleme.
            Her ne söylerse o haktır onu artık dileme,
            Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye

Yaman Dede

10 Haziran 2015 Çarşamba

Dahilek Ya Resulallah
Gönül hûn oldu şevkinden boyandım yâ Resulallah
Nasıl bilmem bu nîrâna dayandım yâ Resulallah
Ezel bezminde bir dinmez figândım yâ Resulallah
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Resulallah

Yanar kalbe devâsın sen bulunmaz bir şifâsın sen
Muazzam bir sehâsın sen dilersen rûnümâsın sen
Habîb-i Kibriyâsın sen Muhammed Mustafâsın sen
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Resulallah

Gül açmaz çağlayan akmaz İlâhî nûrun olmazsa
Söner âlem nefes kalmaz felek manzûrun olmazsa
Firâk ağlar visâl ağlar ezel mesrûrun olmazsa
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Resulallah

Erir canlar o gülbûy-ı revanbahşın hevâsından
Güneş titrer yanar dîdârının bak ihtirâsından
Perîşân bir niyâz inler hayâtın müntehâsından
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Resulallah

Susuz kalsam yanar çöllerde can versem elem duymam
Yanardağlar yanar bağrımda ummanlarda nem duymam
Alevler yağsa göklerden ve ben masseylesem duymam
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Resulallah

Ne devlettir yumup aşkınla göz râhında cân vermek
Nasîb olmaz mı Sultânım Haremgâhında cân vermek
Sönerken gözlerim âsân olur âhında cân vermek
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Resulallah

Boyun büktüm perîşânım bu derdin sende tedbîri
Lebim kavruldu aşkından döner pâyinde tezkîri
Ne dem gönlüm murâd eylerse taltîf eyle kıtmîri
Cemâlinle ferahnâk et ki yandım yâ Resulallah


Yaman Dede

5 Haziran 2015 Cuma



Yak sînemi ateşlere efganıma bakma;
Ruhumda yanan ateşe, nîranıma bakma;
Hiç sönmeyecek aşkıma, îmanıma bakma;
Ağlatma da yak, hal-i perîşanıma bakma.

***

Ağlatma ki âlâmımı tahfife de başlar;
Ağlatma, serinletmededir bağrımı yaşlar;
Rahmetme sakın, gerçi dayanmaz buna taşlar;
Ağlatma da yak, hal-i perîşanıma bakma.

***

Yaşlar akarak belki uçar zerresi aşkın;
Ateşle yaşar, yaşar değil, yaresi aşkın;
Yanmaktır, efendim, biricik çaresi aşkın;
Ağlatma da yak, hal-i perişanıma bakma.



Yaman Dede