Seyyid Nesimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seyyid Nesimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Bizi yokdan var eden Settâr'a bağlı başımız
Mü'miniz ihlâs ile ikrâra bağlı başımız
Birliğini bildiririz mü'min-i billah ile
Biz o Mevlâ'nın kuluyuz işimiz Allah ile
"Küntü kenz"in ma'nâsını bildirir kelâmullah ile
Hazret-i Kur'ân'daki esrâra bağlı başımız
Nûr-i ekremden zuhûra geldi cümle kâinât
Menba'-i ervâhımızsın buluruz senden necât
Hem "şefi'a'l müznibîn"sin sözlerin ayne'l hayât
Hakk Resûl-i Ahmed-i Muhtâr'a bağlı başımız
Nûr-i ikrârımız ol dört sultân-ı evliyâ
Biri Sıddîk biri Fârûk birisi ehl-i hayâ
Zülfikârın sâhibidir hem Aliyyül Mürtezâ
İzlerini izleriz ol dört yâra bağlı başımız
Ey Nesîmî Hakk kelâmı söylemek şânındadır
Yüz suhufla dört kitab emr ü fermânındadır
Arş u kürsî levh ü kalem cümle fermânındadır
Her hususda Hazret-i Kur'ân'a bağlı başımız

Nesimi

17 Temmuz 2015 Cuma

“Gerçek hâdis imiş ki hûbun vefâsı yoh
Kim sevdi hûbı, dedi ki hûbun cefası yoh”


Anlamı: Güzellerde vefâ olmadığı, doğru bir sözmüş. Kim (bu âlemde) bir güzel sevdi de bana cefâ (eziyet) etmedi, (sevgiliden bir zulüm görmedim) diyebilir?

“Aşkun belâsı yoh deyüben aşka düşme var
Kim âşık oldı kim; dedi aşkun belâsı yoh”


Anlamı: Aşkın belâsı yok zannederek sakın ola ki aşk (celladın)’ın eline düşme. Çünkü (sevgili’nin zulmü gibi) onun da belâsı vardır. Söyle, âşık olup da aşktan bela bulmamış hiç kimse var mıdır?

“Anun ki Hacc-ı Ekber’i ey cân sen almadun
Beytülharâm’a varmamış anun Safâ’sı yoh”


Anlamı: Ey cân! Sana varmayı ve seni ziyaret etmeyi hac gibi mübarek bir ibâdet görmeyen bir kimse, Kâbe’ye gitmemiş Safâ (ve Merve)’de durmamış hacıya benzer. (O sahte hacı gibi böylesi de sahte bir âşıktır. Böyle birinin gönlünde zevkten, SEFA’dan, hac ibadetindeki yürek gibi saflık ve temizlikten hiçbir eser  bulunmaz.)

“Şeytandır ol ki sûretüne kılmadı sücûd
Bir ince derde düşdi ki hergiz devâsı yoh”


Anlamı: Senin güzel yüzüne secde etmeyen kimsenin dün Adem’e secde etmedi diye Tanrı’nın huzurundan kovulan Şeytan’dan farkı yoktur ve onun bu hâli, asla ilâcı olmayan bir derde düşmüş kişinin hâli gibidir.

“Şol cân ki senden özge talep etmedi murâd
Hicrinde yakasın ânı, her dem devâsı yoh”


Anlamı: Senden başka murâdı (istediği başka bir şeyi) olmayan ve senden başka hiçbir şey istemeyen bir cânı her zaman ayrılığın ateşinde yakman adaletli değildir.

“Yârâb, ne şem imiş bu mehûn yüzi kim ânun
Yüzi katinde şems-i duhânun ziyâsı yoh”


Anlamı: Ey Tanrı! Bu Ay’a benzeyen sevgilinin yüzü nasıl bir mum imiş ki, onun ışığı ve parlaklığı yanında kuşluk güneşi dahi sönük kalır!

“Bîmâr-ı aşka cân verür ey cân lebün velî
Münkir sanur kim ol şefeteyn’ün şifâsı yoh”


Anlamı: Ey sevgili! Aşk hastasına senin dudağın cân verir. Fakat buna inancı olmayan kimse, o dudakların şifâsını bir uydurmadan ibaret zanneder.

“Gel gel berü ki savm ü salâtün kazâsı var
Sensüz geçen zamân-ı hayâtun kazâsı yoh”


Anlamı:
 Ey sevgilim, artık gel, gel… Çünkü orucun ve namazın bile kazası (telafisi) mümkünken, sensiz geçirdiğim günlerimin kazâsı mümkün değildir ve telafisi imkânsızdır!

“Aynün hatâsuz ey büt-i Çin tökdi kânumu
Türk-i hatâdur aslına varur hatâsı yoh”


Anlamı: Ey Çin putu gibi teni incecik ve pürüzsüz olan sevgili! Bir bakışın, hata mı ediyorum bile demeden kanımı döktü. O bir Hatalı güzeldir, elbette aslına çekecektir. (Çin putu gibi gözükse de aslına döner ve birgün Türkler gibi attığını vurur, oku hedefe isabet ettirir.)

NESİMİ

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Gel gel yanalım Ateşi aşka
Şule verelim Ateş-i aşka
Ey padişahım, Affet günahım,
Yanmakdır karım, Ateşi aşka.

Evvel aldandım, Pek kolay sandım,
Kat be kat yandım Ateşi aşka.
Varın verenler, Dosta erenler,
Yandım erenler, Ateş-i aşka.

Aşk ehli ölmez, Yerde sürünmez,
Yanmayan bilmez Ateş-i aşka.
Seyyid Nesimi, Terkeyle resmi,
Yandırdı bu cismi, Ateşi aşka.

Seyyid Nesimi

5 Temmuz 2015 Pazar

âlem yüzüne saldı ziya âl-i muhammed
seyfin çâk edip geldi yine âl-i muhammed
nâdân ne bilir dâna bilir âli muhammed

vesalli alâ seyyidina âli muhammed
vesalli alâ mürşidina şâh-ı velâyet

kemter kuluyum ben âlinin şâh-ı keremdir
hasan başımın tacı hüseyin gözümde nemdir
imam-ı zeynel a'ba, bakır mihr-i haremdir

vesalli alâ seyyidina âl-i muhammed
vesalli alâ mürşidina şâh-ı velâyet

imam cafer-i sâdık gibi bir dahi irfan
imam-ı musa kâzım gibi olmaya sultan
cihan yüzünü görse değer şah-ı horasan

vesalli alâ seyyidina âl-i muhammed
vesalli alâ mürşidina şâh-ı velâyet

imam tâki gözlerime ayn-i cilâdır
imam-ı nâki sayesi bol mürg-i hümadır
imam askeri derdimize ayn-ı devadır

vesalli alâ seyyidina âl-i muhammed
vesalli alâ mürşidina şâh-ı velâyet

çün mehdi zuhur ede nihan kalmaya perde
şol zalimleri kese gerek tiğ ü teberle
seyyid nesimî medhin okur şân ü seherde

Seyyid Nesimi

22 Haziran 2015 Pazartesi

Mende sığar iki cahân, men bu cahâna sığmazam,
Gövher-i lâmekan menem, kövn ü mekâna sığmazam.
Erşle ferş ü kâf u nun mende bulundu cümle çün,
Kes sözünü vü ebsem ol, şerh ü beyâne sığmazam.
Kövn ü mekandır âyetim zâti durur bidayetim,
Sen bu nişanla bil meni, bil ki, nîşâne sığmazam.
Kimse güman ü zenn ile olmadı Heg ile biliş,
Hegki bilen bilir ki, men zenn ü gümâne sığmazam.
Surete bak u me’nini suret içinde tanı kim,
Cism ile can menem, velî cism ile câne sığmazam.
Hem sedefem, hem inciyem, Heşr ü Sîrat esenciyem,
Bunca kumaş u reht ile men bu dükkâne sığmazam.
Genc-i nihan menem men uş, eyn-i eyan menem, men uş,
Gövher-i kan menem, men uş, behre ve kâne sığmazam.
Gerçi mühît-i e’zemem, adım âdemdir, âdemem,
Dar ile künfekan menem, men bu mekâne sığmazam.
Cân ile hem cahan menem, dehr ile hem zaman menem,
Gör bu letîfeyi ki, men dehr ü zamane sığmazam.
Encüm ile felek menem, vehy ile hem melek menem,
Çek dilinü ve ebsem ol, men bu lisâne sığmazam.
Zerre menem, güneş menem, car ile penç ü şeş menem.
Sureti gör beyân ile, çünki beyâne sığmazam.
Zat ileyem sıfat ile, kedr ileyem berat ile,
Gülşekerem nebat ile beste dehâne sığmazam.
Nâr menem, şecer menem, erşe çıkan hecer menem,
Gör bu odun zebânesin, men bu zebâne sığmazam.
Şems menem, kamer menem, şehd menem, şeker menem,
Rûh-i revân bağışlaram, rûh-i revana sığmazam.
Gerçi bu gün Nesîmiyem, Hâşimîyem, Kureyşiyem,
Bundan uludur âyetim, âyet ü şâne sığmazam.

Nesimi

20 Haziran 2015 Cumartesi

Bir cefâkeş aşıkem ey Yâr Senden dönmezem
Hançer ile yüreğimi yar Senden dönmezem
Ger Zekeriya tek beni baştan ayağa yarsalar
Başıma koy erre Neccâr Senden dönmezem
Ger beni yandırsalar, toprağımı savursalar
Külüm oddan çağırsalar Settâr Senden dönmezem.

-Nesîmî-